“Bir Daha Çal Sam”

Bir tiyatro okulundan mezun olmanı özgüveniyle, ödüllü oyunlardan amatör çalışmalara kadar, tiyatro sahnelerinde izlediklerimi beğenmesi kolay olmuyor.
“Hoş bir oyundu ama…” diye başlayan cümlenin devamına, pek azı övgü, çoğunluğu yergilerle dolu yorumlar ister istemez dökülüyor dudaklarımdan. O işi eleştirmenlere bırakmak yerine, uzman görüşü bildirircesine, arkası arkasına eleştirilerimi sıralıyorum.
Bir ay önce AÜ DTCF Tiyatro Bölümü’nden sınıf arkadaşım Selim Gürata’nın nazik daveti sayesinde, Antalya Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen ‘Bir Daha Çal Sam’ oyununu izledim. Bu tiyatro oyunu 1972 yılında, Woody Allen tarafından Casablanca filminin ünlü ‘Play it again Sam’ repliğinden yola çıkarak yazılmış. Ben de önemsediğim yazarın oyununa sıkı bir tiyatro eleştirisi yazmaya niyetlendim. Çok sevdiğim ‘Tanrı’ oyunundan başlayarak, Woody Allen’ın diğer tiyatro oyunlarına uzanacak, devlet tiyatrolarındaki çalkalanmaları birkaç kulis cümlesiyle ortaya dökecek, Antalya Devlet Tiyatrosu’nun şehrimizdeki konumunu değerlendirecek ve sözün ucunu ‘Bir daha Çal Sam’ oyununa taşıyacaktım.
Bilgisayar klavyesinin başına geçtiğimde böyle bir yazı yazmanın amacımı aşacağını anladım. Hem eğitimli, hem de tescilli bir tiyatro yazarı olduğum halde eleştiri yazmayı işinin erbabı eleştirmenlere bırakmak gerekiyor.
‘Bir Daha Çal Sam’ oyununa dönecek olursak; bir sinema eleştirmeni olan Felix karısı tarafından terk edilmiş ve özgüvenini yeniden kazanabilmek için kadınlarla birlikte olmaya çalışmaktadır. Her seferinde birbirinden başarısız ilişkiler yaşar. Bu arada Casablanca filminin ölümsüz oyuncusu Humbhrey Bogart düşlerinin kahramanına dönüşür. İç içe geçen düşler ile gerçekler birbirinden komik durumlara vesile olur…
Yazan: Wood Allen
Çeviren ve Yöneten: Barış Eren
Dekor ve Kostüm: Yıldız İpeklioğlu
Işık: Namık Gürsoy
Reji Yardımcısı: Senem Şahin
Yönetmen Yardımcısı: Gökçehan Yazıcı
Oynayanlar: Sedat Mayadağ, Meltem Gülenç, Gökhan Tüzün, Gözen Müftüoğlu, Murat Bölük, Gökçehan Yazıcı, Bekir Sıddık Yüksel
Bir parça izlenimlerimi paylaşmak gerekirse; genç ağırlıklı seyircilerin salonun tamamını doldurduğunu ve herkesin oyun sonrası mutlulukla tiyatro binasından ayrıldığını söyleyebilirim. Ben ise kolay beğenmemenin şımarıklığıyla izlediğim oyunda iki saatin nasıl geçtiğini anlamadım. Ön sıralarda oturmanın avantajını kullanarak da ufak tefek katılımlarla oyuna dahil oldum.
Daha ne olsun?
Bu sayfayı Sevgililer Günü’nün öncesinde okuyacak olursanız, 14 Şubat’ı ‘Bir daha Çal Sam’ oyununu izleyecek geçirin. Geç kaldıysanız sonraki zamanlarda da sevgilinizi götürebilirsiniz. Aşk konusuna bakışınızı gözden geçirmek için Woody Allen iyi bir fırsat olabilir.
Bilet bulabilirseniz değerlendirmenizi tavsiye ederim…

Categories: