Çeyrek Yüzyıl

Bu ayın yazısı, Antalya’nın başarılı iş adamlarından Can Hakan Karaca ve iş yaşamındaki 25. yılını geride bırakan Cantek Group üstüne olacak. Ülke ekonomisine sağladığı katma değeri, istihdam kapasitesini, üretim ya da ihracat verilerini ekonomi yazarlarına bırakarak, rakamların uzağında yazımızı akıtacağız.
Yıl 1990’ı gösterirken, Sivas’taki asker ocağında Can Hakan Karaca’yla kesişen yollarımız, sabaha karşı tutulan nöbetlerde, ‘Senin aşkın böyle, benim sevgilim şöyle…’ muhabbetleriyle arkadaşlığa dönüşmüştü. Bir süre sonra da gençlik anılarının yerini geleceğe yönelik hedeflerimiz aldı.
Can Hakan Karaca mühendislik konusunda yaptıklarını ve yapacaklarını anlatırken ‘Dediklerinin yüzde onunu yapabilecek kapasiteysen Antalya’ya gel, ortak olalım, büyük işler yaparız seninle…’ dedim.
İş teklifimi önemseyince, askerlikteki arkadaşlığımızı dostluğa dönüştürerek Antalya’ya döndük. Bu dostluk birbirinden güzel anılara vesile oldu. İş ortaklığımız kısa zamanda başarılı sonuçlara dönüştüğü halde içinde bulunduğumuz durumun koşulları birlikte çalışmamıza izin vermedi. Zor olanı başararak dostane ilişkilerle yollarımızı ayırdık. Can Hakan Karaca, ‘Cantek’ adını verdiği şirketiyle soğutma sektöründeki yolculuğuna devam etti. İş yaşamındaki başarılarının Türkiye genelini kapsadığını ve uluslararası Arena’da da önemli bir yerinin olduğunu not düşelim.
En garip tarafı ise Antalya’da ve aynı sektörde rekabet ettiğimiz halde uzun yıllar boyunca yollarımız kesişmedi. Ben babasının vefatını öğrendiğimde başsağlığı dilemek için telefon etmiştim ama görüşemedim. Onun da aradığımdan haberi olmamış. Bir ortak dostumuzun vesilesiyle yeniden yollarımız kesişti. Üstümüzden dünyanın yükü geçmiş ve geçmeye devam ediyor ama gereksiz ayrıntılara takılmadan, 25 yıl öncesinin dostluğunu günümüze taşımayı becerdik. Geçmişte birbirimizin yaşamına önemli dokunuşlarımız olmuştu. Şimdi de oluyor. Sonra da olacağını biliyoruz.
Cantek Group sponsorluğunda gerçekleştirilen 2010 Everest Ekspedisyonu ‘Dünyanın Zirvesine Tırmanış’ projesi kapsamında, Himalayalar’ın eteklerinde, Nasuh Mahruki ve Yılmaz Sevgül’le birlikte yürüdük. İki yıla yayılan ‘Yasemin Dalkılıç’la Dünyanın İnanılmaz Dalışları’ projesinde birlikte çalıştık.
Her iki süreci de kitaba dönüştürdüğüm ‘Enerjini Doğru Kullan’ projelerinden eski yazılarımda söz etmiştim. Karadeniz’i baştanbaşa geçtiğimiz keyifli deniz yolculuğunu da sonraki yazıma sakladım.
Can dostumla kim bilir daha neler yapacağız…
Bir ödül töreni nedeniyle şehir dışında olduğumdan, geride bıraktığımız aylarda, Akra Barut Otel’de düzenlenen, Cantek Group 25. Yıl Gala Gecesi’ne koşullarımı zorlayarak yetiştim. İş ortaklığı yaptığı 40’a yakın ülkenin, bakan, bürokrat, sivil toplum örgütü temsilcileri ile Türkiye’deki partner kuruluşların yetkililerinden oluşan kalabalık katılımlı gala gecesi kokteylle başladı. Barkovizyon gösterisiyle devam etti. İş dünyasına yön veren isimlerin Can Hakan Karaca hakkındaki keyifli yorumlarını dinledik. İş ortaklarına teşekkür eden Can Hakan Karaca da Ar-Ge tesisleri, bilim, eğitim ve kültür hizmetleri veren Cantek Vakfı ve sosyal sorumluluk projeleriyle örnek bir işletme olduklarını söyledi.
Bir diğer sürpriz ise Cantek’in hikayesinde yeri bulunan 16 onur konuğunun takdim edilmesi oldu. Onur konuklarına 25’inci yıl anısına özel olarak hazırlanan tılsımlı sandukalar verildi. Perküsyon ustası müzisyen, gurme ve TV programcısı Ayhan Sicimoğlu’nun canlı performans konseriyle de geceye devam edildi.
İlk tılsımlı sandukanın, hikayenin başlangıcındaki yerimden dolayı bana verildiğini gururla söylemeliyim. Bu tılsımlı sandukanın, yazarlığımla ilgili olarak aldığım ödüllerden farklı bir tarafı var. Yaşamımda önemsediğim ve geleceğe taşınması gereken bir zaman dilimini anlatıyor. Çok değerli bir ödül olarak da anılarımın başköşesinde yerini alacak.
Laf aramızda, daha şimdiden sonraki çeyrek yüzyılı beklemeye başladım bile…

Categories: