“Film yapmak kolay değil”

Üç beş sinema filminin setinde bulunmuştum ama ilk kez senaryosunu yazdığım bir filminin setindeyim. Bir de yapım ortaklarındanım. Bu yüzden “Mendilim Kekik Kokuyor” filminin oyuncularına hayranlığımı dile getirmekten öteye taşınan sorumluluklarım da var. Uzun metraj sinema senaryom, 2015 yılında, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi tarafından düzenlenen yarışmada birinci seçilmişti. 2018 yılında[…]

Okumaya devam …

“Mendilim Kekik Kokuyor”

100. sayının satırları arasında olmamak olmaz! Son üç yıldır aralıksız yazmaya çalıştığım yazılarımı, yapımcılarından birisi olduğum ve senaryosunu yazdığım “Mendilim Kekik Kokuyor” adındaki uzun metraj sinema filminin çekimlerinden dolayı biraz aksatmak zorunda kaldım. Hiç olmazsa mazeretimi yazıya dönüştüreyim. 80’li yıllarda AÜ DTCF Tiyatro Bölümü’nde öğrenciyken, sınıf arkadaşlarımdan Mustafa Sekmen’le birlikte[…]

Okumaya devam …

Antalya’da Sinema Filmi Çekmek

Bu köşedeki yazılarımın takipçileri, 2015 yılında, Çanakkale Savaşları’nın 100. Yılı dolayısıyla düzenlenen senaryo yarışmasında birincilikle ödüllendirilen “Mendilim Kekik Kokuyor” isimli sinema filmi senaryomu anımsar belki… Bir dönem filmi olarak kaleme aldığım senaryoyu birkaç satıra sığdırmak kolay değil ama “Bir yanda gencecik iki amcaoğlu ve aşık oldukları kasabanın en güzel kızı[…]

Okumaya devam …

“Bizim Aile’nin Yaşar Usta’sı…”

Zaman acımasız ve adaletsiz doğası gereği… Türk tiyatrosunun geleneksel tarafında simgeleşen Kel Hasan’ın kavuğunu, uzun yıllar İsmail Dümbüllü taşımıştır. Bu kavuk İsmail Dümbüllü’ye hayranlığıyla tiyatro yolculuğuna başlayan Münir Özkul’a, 1968 yılında oynadığı Kanlı Nigar oyunundaki başarısından dolayı, ‘Sen kitaplı tiyatrodan geliyor olsan da yerine göre Pişekar, yerine göre Kavuklu olmayı[…]

Okumaya devam …

“Ayşe Selen, Münir Özkul ve Bizim Aile…”

Zaman acımasız ve adaletsiz doğası gereği… 3 ay önce (18 Ekim 2017) Kadıköy Taşra Kabare’de Tiyatrotem’in sahneye koyduğu ‘Aşk, Ayrılık ve Başka Şeyler’ oyununun prömiyerini izlemeye gitmiştik. Son dakika programı yaptığımız için olan Ayşe Selen ile Şehsuvar Aktaş’a önceden haber veremedik. Doğal olarak salonda yer yoktu. Bir başka sefere bırakmaya[…]

Okumaya devam …

Misafir

Her yıl olduğu gibi Antalya’da düzenlenen sanat etkinliklerinin başında 54. yılını geride bırakan Antalya Film Festivali geliyor. Bu yıl beklenmedik bir kararla ulusal filmler birbiriyle yarışmak yerine, uluslararası filmlerle yarışmak zorunda bırakıldı; kimi sinemacı kararı yerinde bulurken, çoğunluğun bakış açısı olumsuz oldu. Ön elemeyi geçerek uluslararası kategoride yarışmayı başaran Andaç[…]

Okumaya devam …

Kültürel Miras

Bu hikayenin başlangıcı 101 yıl öncesine uzanıyor… Bir Anadolu köyünde yaşayan iki amcaoğlu, komşu köyün güzel kızına aşık olur. İkisi de askerlik yaşına gelmemiştir. Yaşı büyük olan Çanakkale’de savaşmak üzere gönüllülerin arasına katılır. Yaşı küçük olan da güzel kızı kaptırmamak için amcaoğlunun peşine takılır. Bu arada oyunbaz davranışlarla komşu köyün[…]

Okumaya devam …

İktidarsız İktidar

Bu yılın birinci yazısına William Shakespeare’le başlamaya niyetlenince, Aralık ayında, sinema filmi olarak karşımıza çıkan büyük tragedyalarının biri satırların arasına yerleşiverdi. Bir önceki yazımın içeriği, beyaz perdeden İBB Şehir Tiyatroları sahnelerine taşınan ‘İki Arada Bir Yerde’ oyunuydu. Bu kez tersinden giderek, 400 yıldır tiyatro sahnelerinde hayat bulan ve 7. sanatın[…]

Okumaya devam …

“Fatma Bacı ya da Kadıncık Ana”

Bir kadının hikayesini paylaşacağım sizlerle… Antalya sevdalısı olduğunu söyleyebileceğimiz Alaüddin Kaykubat, 13. Yüzyıl’da dünyanın merkezi olarak görülen Anadolu Selçuklu Devleti’nin efsanevi sultanıydı. Şeyh Evhadüddin Kirmani de sultanın gönülden sevdiği insanların arasında yer almaktaydı. ‘Bir lokma, bir hırka,’felsefesini yoluna kılavuz bellemişti. Anadolu’ya geldiği yıllarda, ‘Peygamber sünneti,’ diyerek satın aldığı huysuz ve[…]

Okumaya devam …

“Kahramanım Olur musun?”

Biz severiz aslı astarı olmayan kahramanları… Bir süre önce, yeni yayın döneminde hayat bulacak televizyon dizilerinden birinin yapımcısıyla görüşmüştük. Tarihi dokulu projelerinin senaryosu yazılacaktı. O konunun geçtiği dönemi fazlasıyla araştırmıştım. Bir yıl önce Yunus Emre hakkında film senaryosu ve tiyatro oyunu yazmıştım. Bu tiyatro sezonunda Osmanlı İmparatorluğunun kuruluş dönemini anlatan[…]

Okumaya devam …

Bana hiç kimse kötü adam karakterini oynatamaz!

Mehmet Çevik Röportajı “Bana hiç kimse kötü adam karakterini oynatamaz!” Bu ay dizi filmlerde başarılarıyla canlandırdığı karakterlerden tanıdığımız Mehmet Çevik’le sohbet ettik. Son iki yıldır kendisini Hanımın Çiftliği dizisinin Cemşir Ağa’sı olarak izliyorsunuz. Bu diziden önce Halil ile Menekşe’deki Hasan olarak ekranlarınıza gelmişti. Bir adım daha geriye gittiğimizde Sağır Oda’da[…]

Okumaya devam …