Etiket: Tiyatro Gazetesi

Çoğunuzun adını sanını duymadığı ‘Kutsal Motor’ adında bir YouTube kanalı var. Vestel’in sponsorluğunu yaptığı ‘Aşırı Ünlülerle Kısa Görüşmeler’ adındaki programda ‘aşırı ünlü’ gördükleriyle sohbet ediyorlar. Bu programın 38. bölümünde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda oynadığı roller ve dizi filmlerdeki başarılı performanslarıyla tanıdığımız Barış Falay’ı ikinci kez ağırladılar. Prof. Dr. Nurhan Karadağ’ın yetiştirdiği binlerce öğrenciden birisi olan Barış Falay ile iletişim mezunu sunucu Zeynep Ocak arasında şöyle bir diyalog geçti:  Z. O. “Sen hangi okuldansın?”  B. F. “Ankara, dil tarih oyunculuğu […]
Tiyatro meraklılarına “En sevdiğin mitolojik karakter hangisi?” diye sorduğunuzda “Prometoheus,” yanıtını çoğundan alırsınız.  “Neden Prometoheus?”  “Zeus’tan ateşi çalıp, insanlara verdi.”  “Derdi neydi de tanrıların ateşini insanlara vermeyi kendine görev edindi?”  Bu derdi kendine dert edinen tragedya yazarı Aiskhylos (MÖ 525-455) Ege ve Akdeniz Mitolojisi’nin karizmatik tanrısı Prometheus hakkında üç tragedya yazmış. Üçlemenin birinci tragedyası ‘Zincire Vurulmuş Prometheus’ (Prometheos Desmotes) günümüze ulaşarak tiyatrocuların sevdiği oyunlardan birine dönüşür. Ne yazık ki ’Zincirinden Kurtulmuş Prometheus’ (Prometheos Lyomenoss) ile ‘Ateş Taşıyan Prometheus’ (Prometheos Pyrphonos) tragedyaları günümüze ulaşmayı başaramaz.  En kısa tarafından ‘Zincire Vurulmuş Prometheus’ tragedyasını özetleyecek […]
Zeus’un ölümsüz oğlu Apollon’un, Lykia topraklarında bulunan Patara’daki kutsal hurmalıkta doğduğunu daha önceki yazımda anlatmaya çalışmıştım: Ana tanrıça Leto, amcasının oğlu Zeus’tan hamile kalarak Olympos tanrılarından Apollon ile Artemis’i dünyaya getirir. Ege mitolojisinin zengin anlatımı içinde, Artemis önce doğmuş ve kardeşi Apollon’un günlere yayılan doğumuna yardımcı olmuştur. Bu nedenle de Antik Helenlerin kutsal kitabı olarak kabul edilen Homeros Destanı’nda Tanrı Apollon’un Anadolulu olduğu açıkça belirtilmektedir.  Bir parça kurcalayınca Apollon’un dışındaki birçok Antik Helen tanrısının da Helenlerden önceki Anadolu bağlantısına kolayca ulaşabiliyorsunuz. Bu böyle olduğu halde Olympos Tanrıları zamanındaki Anadolu’nun kültürel zenginlikleri ‘Karanlık Dönem’ […]
Ege Denizi’nin iki yakasında ve irili ufaklı yüzlerce adasında M.Ö. 14. yüzyıldan sonra yaşananların, batı mitolojisine kaynaklık ettiğini söylemek pek de yanlış olmaz. Sözlü anlatım geleneğiyle kuşaktan kuşağa aktırılan Egeli tanrıların hikayeleri zaman içinde yörenin inancına dönüşmüştür.   Ege mitolojisinde Zeus, Olympos tanrılarının başındaki tanrıdır. Bir zamanlar titanların başındaki babası Kronos’a meydan okumuş, titan soylu amcalarının ve kardeşlerinin desteğiyle titanların tanrılığına son vermiştir. Eski titan tanrıların yerine ‘Dağların Zirvesi’ anlamına gelen Olympos’ta, kardeşleri, eşleri ve […]
Geride kalan günleri fazlaca eşeliyoruz ister istemez…  Bu Covit-19 vesileyle evlere tıkıldığımız günlerde, Antik Yunan mitolojisinin birbirinden fantastik tanrılarını, tanrıların tanrısı Zeus ile Semele’den dünyaya gelen şarap tanrısı Dionysos’u, Antik Yunan uygarlığının Arkaik Çağı sayılan MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Dionysos onuruna düzenlenen bağbozumu şenliklerinde söylenen dithirambos şarkılarından tragedyanın doğuşunu, MÖ 5. yüzyılın popüler tragedya yazarından Sophokles’i, onun hayat verdiği tragedya kahramanlarından “Ben bu dünyaya kin değil, sevgi paylaşmaya geldim,” sözleriyle belleklerimizde kalıcı hale dönüşen Antigone’yi derken, tiyatronun başlangıcını yeniden anımsamaya çalıştım.  Bir Akdenizli olarak, Teke Yarımadası’nda (Antalya ile […]
AŞT (Antalya Şehir Tiyatroları) hakkındaki yazımın devamı niteliğinde Abdullah Sürekli’yle yaptığım sohbeti sizlerle paylaşmak istiyorum. A. KADİR BOZKURT- Antalya Belediyesi’nin çatısı altındaki tiyatro yolculuğumuz aynı yıllarda başlamıştı. Ben Ocak 2020 sayısında kendimle ilgili kısmını yazdım. Bu yazımız da Abdullah Sürekli’nin belediye tiyatrolarındaki yolculuğuyla ilgili olsun. ABDULLAH SÜREKLİ- Ben tiyatroya 1981 yılında başladığımda, Antalya Belediyesi henüz […]
Yeni yılın yazısı 80’li yılların başlarında tiyatroyla tanışmamı sağlayan Antalya Şehir Tiyatroları hakkında olsun. Bir çocuk oyununu Antalya Belediyesi’nin (büyükşehir olmadığı yıllarda) çatısı altında amatörce sahnelemiş ve sahne tozuna bulaşmanın coşkusuyla AÜ DTCF Tiyatro Bölümü’nün öğrencileri arasında kendimi bulmuştum. O yıllarda ikisi devlet konservatuvarı olmak üzere dört tiyatro okulu vardı. Antalya’ya diplomalı tiyatrocuların yolu pek […]
Türk tiyatrosunu, Dramatik Köy Seyirlik Oyunları üzerine yaptığı çalışmalarla zenginleştiren, oyuncu, tiyatro araştırmacısı, yönetmen ve akademisyen Prof. Dr. Nurhan Karadağ 22 Ekim 2015 tarihinde aramızdan ayrılmıştı. Çok değerli tiyatro insanını “Anadolu Tiyatrosunun Köylüsü-Nurhan Karadağ” adındaki 472 sayfalık bilimsel nitelikli kitabında anlatan sınıf arkadaşım Yusuf Sağlam’la uzun bir sohbet yaptık. – Bir zamanlar A.Ü. DTCF Tiyatro […]
Anadolu’da kurulan ilk ödenekli tiyatronun Kocaeli Büyükşehir Tiyatrosu olduğunu biliyor musunuz? Türk tiyatrosunun ödenekli tiyatroları arasında saygın geçmişiyle bilinen Kocaeli Büyükşehir Tiyatrosu’nun Genel Sanat Yönetmeni Aydın Sigalı’yla sohbetimizi paylaşmak istiyorum. Yeni göreve başlayan deneyimli tiyatro sanatçısı 22 yıldır Kocaeli’nde yaşıyor. 20 yılda tiyatronun çok güzel işler başardığını ve iyi oyunlar sahnelediğini ekliyor. Şehirdeki herkesi sanatla […]
Bir biçimde Haldun Taner’in ‘Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’ oyunundaki Fasulyeciyan’ın ünlü tiradını Münir Özkul’dan izlemişsinizdir. “Zaten aktör dediğin nedir ki? Oynarken varızdır, yok olunca da sesimiz bu boş kubbede bir hoş seda olarak kalır. Bir zaman sonra da unutulur gider. Olsa olsa eski program dergilerinde soluk birer hayal olur kalırız.” Bu oyunun yazıldığı 60’lı yıllarda Türkiye […]
Yaz aylarının sonlarında geleceğin tiyatrocuları belirlenmeye başlar. Genç adayların çoğunluğu tiyatro okullarını kazandıracak kişilerin ya da kurumların peşinde dolanmaya başlamıştır. Ne olduğu belirsiz tiyatro kurumlarına, manken ajanslarına, menajerlere, uçkuruna düşkün tiplere, ‘onu da ben yetiştirdim, bunu da ben yetiştirdim,’ diyerek egosunu tatmin edenlere ve daha birçok tiyatrodan nasibini almamış insanlara paralarını kaptırırlar. Tek tük olsa […]
100. sayının satırları arasında olmamak olmaz! Son üç yıldır aralıksız yazmaya çalıştığım yazılarımı, yapımcılarından birisi olduğum ve senaryosunu yazdığım “Mendilim Kekik Kokuyor” adındaki uzun metraj sinema filminin çekimlerinden dolayı biraz aksatmak zorunda kaldım. Hiç olmazsa mazeretimi yazıya dönüştüreyim. 80’li yıllarda AÜ DTCF Tiyatro Bölümü’nde öğrenciyken, sınıf arkadaşlarımdan Mustafa Sekmen’le birlikte Çanakkale Savaşı hakkında tiyatro oyunu […]
İlk gösterilerinden biriydi… Krek Tiyatro’nun yıllar sonra sahnelediği oyunun ayrıntılarından habersiz olarak Volkswagen Arena’ya gittik. Berkun Oya’nın yazıp yönettiği ‘Dünyada Karşılaşmış Gibi’ oyununda farklı bir tiyatro deneyimi yaşayacağımız fuayede ortaya çıktı. Son dakikaya kadar salona alınmayınca ister istemez meraklandık. Fuaye kalabalıklaştıkça karşı merakımız katlandı. En sonunda üç yüz elli civarındaki seyirciyle birlikte farklı kapılardan salona […]
En medyatik haliyle; ailesinin alışılagelmiş sınırlarının dışına çıkan kadının yaşamını ‘namus meselesi’ haline dönüştürmek ve aile büyüklerinin kararıyla canına alıcı olmak… Bu gibi haberlerle gazetelerin üçüncü sayfalarında karşılaştığımızda, genellikle şöyle bir fotoğrafa göz atıyor, biraz daha meraklısı haberi yalandan okuyor, çok daha duyarlı olanları da ‘Yazık olmuş kadına…’ diyerek sonraki habere geçiyor. Biz Anadolu topraklarında […]
Türk tiyatrosunun önemli oyuncularından ve seslendirme sanatçılarından Mehmet Atay’a “TİYARO ÜÇARTIBİR” ve mart ayında seyircisiyle buluşan “SOKRATES’İN SON GECESİ” oyunu hakkında sorular sorduk. İlk duraktan tiyatro yolculuğuna çıkmadıklarını ama tiyatro sanatı için “her oyun yeni bir atölyedir” düsturunu da unutmadan seyahatini en önde oturan bir yolcu olarak sürdüren Mehmet Atay’ın sözlerine kulak verelim. TİYATRO ÜÇARTIBİR […]
Bir tiyatronun kulisine dönüşmüş sahne… Pek alışık olmadığımız höykürmeyle Bihter Dinçel’in yazdığı ‘Manik Atak’ başlıyor. Yılların eskitemediği kadın oyuncu Melike feryat figan içinde kapris atmakta. Eli ayağına karışan genç oyuncu Leyla da olabildiğince hoşgörülü davranışlarla uzlaşmaya çalışıyor ama dinleyene aşk olsun! Bu kapışmanın genç oyuncunun aklından geçenler olduğunu sahnenin sonunda anlıyoruz. İlk prova gününde tanıştığı […]
Son zamanlarda televizyon dizilerinin çıkmazından bunalan sanatçılar, kendilerini tiyatro sahnelerine taşıyor. Dizi setlerinin otoritelerini tiyatronun yanılsamasına sığdırmak mümkün mü? Bu geçici bir heves mi? Bir nefeslenme molası mı? Çok geçmeden kameranın büyüsünü özlemeye başlarlar mı? Kamera arkasındaki birikimlerini tiyatro sahnesine taşıyabilirler mi? Sorular, sorular, sorular… Bu sorulara yanıt olur mu bilemem ama 9 Kasım 2018 […]
Türk tiyatrosunda şimdilik bilinmeyen ama yakın zamanda fazlaca karşılaşacağımız Afrika kökenli bir yazar Koffi Kwahulé… Batı Afrika’daki Fildişi Sahili (Côte d’Ivoire) doğal kaynakları yüzünden, Portekizliler başta olmak üzere, İspanyollar, Hollandalılar, İngilizler ve son olarak da Fransızlar tarafından sömürülmüş. Çoğu Afrika ülkesinde olduğu gibi 2. Dünya Savaşı sonrasında güçlenen milliyetçilik dalgasıyla Fransızlardan yakalarını kurtarmışlar. Halkın direnişi […]
400 yıl öncesinin İngiltere’sine şöyle bir uzanalım… O dönemde yerleşik tiyatro mekanları olmadığından, gezici gruplar halinde taşrayı dolaşan tiyatrocular, seyirci toplayabildikleri yerlerde gösterilerini sergilemekteydi. Londra’daki yerleşik gösteri mekanlarında ise danslı ve müzikli eğlenceler, din içerikli törenler, savaş silahlarıyla yapılan atraksiyonlar ya da eğitilmiş hayvanların gösterileri tercih ediliyordu. Bu arada horoz dövüşleri oldukça popülerdi. Bir kazığa […]
Kaz Dağları’nın eteklerinde… Güneş zeytin ağaçlarının ardından kendini göstermeye çalışırken çadırımızdan anlaşılmaz konuşmalar yükseliyor. Komşu çadırdakiler ister istemez seslere kulak kabartmış. Anlamlandırmaya çalışıyorlar. Tek başına anlaşılır gibi görünen kelimeler arkası arkasına dizildiğinde anlamsızlaştıkça anlamsızlaşmakta… Konuşmalarımızın şifresini çözemeyen komşularımız, bahçenin öteki ucuna çadırını kuran Murat Karahüseyinoğlu’ndan “Çadırın içinden garip konuşmalar geliyor. Bir saattir dinliyoruz ama hiçbir […]
Antalya bölgesi yurtdışı ve yurtiçinden gelen ziyaretçilerle dolup taşıyor. Geçen yıl biraz toparlanan turizm verileri, bu yıl da ‘Aman nazar değmesin!’ denilecek türden… Bu bölgenin aşırı sıcaklardan bunalan ya da başka yöreleri keşfetmeye meraklı insanları da Antalya dışındaki seçenekleri değerlendirmeyi tercih ediyor. Ben de onlardan birisi olarak Çanakkale sınırlarında bulunan Behramkale’ye doğru uzanıverdim. Yıllardır görmeyi […]
Bir tiyatro oyunu okuma isteği düştü aklıma; nedensizce, öylesine… Yaz aylarının gevşekliğinden mi bilemiyorum ama hangi oyunu okuyayım diye bana bakan tiyatro oyunlarının karşısında oynaşıp duruyorum. Bir biçimde yolumun kesiştiği yazarların okunmayı ve yorumlanmayı bekleyen tiyatro oyunları gözümün önünde ama görev sorumluluğuyla oyun okumak istemiyorum. Daha başka bir şey olmalı; eskiden okuduklarımdan biri mesela… Ama […]
Bir sanat şehri olması hayaliyle yaşadığımız Antalya… Bu topraklar tiyatroya ilham veren tanrılardan miras olduğu için nereye giderseniz gidin, antik dönemlerden kalma bir tiyatro binası yolunuza çıkar. Taş basamaklarına oturup, sahneye doğru baktığınızda, 2500 yıl öncesinin tiyatro şenlikleri gözlerinizin önünde belirmeye başlar. Bu yıl Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü tarafından 9’uncusu düzenlenen Antalya Uluslararası Tiyatro Festivali’nin, […]
Tek kişilik oyunlara, tiyatronun olmazsa olmazı sayılan ‘iki oyuncu-bir seyirci’ alışkanlığının dışına çıkıldığı için temkinli yaklaşılır. İkinci oyuncu olmadığından tiyatronun temel unsurlarından olan diyalog gerçekleşmez. Diyaloğun olmadığı yerde çatışma da yok sayılır. Ya Türk tiyatrosunun meddah geleneğinin üstadı sayılan Kavuklu Hamdi’den Cem Yılmaz’a uzanan ustalıklı anlatım becerileriyle derdinizi ortaya dökeceksiniz ya da ikinci oyuncuyu günümüz […]
Biz zamanlar Anadolu topraklarında tiyatro kutsal, tiyatro sahneleri mabetlerden farksızmış, tiyatroya sevdalı oyuncular sahneleri doldurur ve onlara hayran seyirciler yaşamın anlamını izledikleri oyunlarda bulurmuş, derken gökten üç elma düşmüş, birinin adına sinema diyelim, biri televizyon olsun, üçüncü elmanın adına da sizler karar verin… Bir zamanlar tiyatro eğitimi almadan oyunculuk yeteneğini sahneye taşımak mümkünken, günümüz koşullarında […]
Zaman acımasız ve adaletsiz doğası gereği… 3 ay önce (18 Ekim 2017) Kadıköy Taşra Kabare’de Tiyatrotem’in sahneye koyduğu ‘Aşk, Ayrılık ve Başka Şeyler’ oyununun prömiyerini izlemeye gitmiştik. Son dakika programı yaptığımız için olan Ayşe Selen ile Şehsuvar Aktaş’a önceden haber veremedik. Doğal olarak salonda yer yoktu. Bir başka sefere bırakmaya meyilliydik ama koşulları zorlayarak salondan […]
Bu yılın birinci yazısını William Shakespeare’in gençlik döneminde yazdığı, Özdemir Nutku’nun çevirisini yaptığı, Dejan Projkovski’nin İstanbul Devlet Tiyatrosu çatısı altında başarıyla sahnelediği Romeo ve Juliet üstüne olsun. Bol ödüllü Makedon yönetmen “Fırtına”, “Karamazov Kardeşler”, “Hamlet”, “Danton’un Ölümü”, “Martı”, “Tartuffe”, “Othello” ve “Anna Karenina” gibi klasikleşmiş eserleri, alışılmışın dışında yorumlayışıyla tanınıyor. Geride bıraktığımız yıllarda, Makedonya Ulusal […]
Sınır Taşı oyununu bilir misiniz? Tüm sınırların kalktığı dünya düzenini düşleyen insanlar için yöreselden evrensele uzanan seyirlik oyunlardan biridir Sınır Taşı… On binlerce yıllık insanlık tarihinden süzülerek günümüze uzanan oyun çıkarma rütielleri, Anadolu topraklarında yaşama tutunmanın ve Anadolu insanının kendini dile getirmesinin yolu olmuştur. Köy yaşamında arazi sınırlarından kaynaklanan anlaşmazlıklar çoktur. Bir karış toprak yüzünden […]
Bir erkek oyuncu gelir aklımıza; açık ya da kapalı bir mekanda olduğunu umursamadan, omzunda mendili ve elinde sopasıyla kalabalığın karşısına çıkar; akıcı konuşması, nükteli sözleri, taklit becerisi, doğaçlama yeteneği, yeri geldiğinde şarkılar söyleyişi, kültürel ve sanatsal birikimi, saymakla bitmez meddahın meziyetleri… Tek dekoru oturduğu sandalyedir ama izleyenleri mekandan mekana sürükler. Tek kostümü geleneksel kıyafeti olduğu […]
Rus Edebiyatının 19. yüzyıldaki büyük ustalarından Lev Nikolayeviç Tolstoy ve büyük eserleri ‘Savaş ve Barış’ ile ‘Anna Karenina’… Çar tarafından sevilen ve sayılan aristokrat ailesinin Yasnaya Polyana’daki geniş topraklarında dünyaya gelen ve küçük yaşlarda annesini, ardından da babasını kaybeden Tolstoy akrabaları tarafından yetiştirilir. Öğrenimini tamamlamak için gittiği Moskova’da Fransızcasını ilerleterek Voltaire’i ve J. J. Rousseau’yu […]
Bir sanat etkinliğini Türkiye’de sürekli hale getirebilmek pek kolay değil; ya elini taşın altına sokacak sponsor bulunamıyor ya da kamu kurumlarının sponsorluk anlayışına teslim olarak hayalini kurdukları etkinliklerin amacından uzaklaşılıyor. Bu kısır döngüye teslim olmayan tiyatro sanatçıları Eftal Gülbudak ve Ümran İnceoğlu, imece usulüyle düzenledikleri Taylıeli Köyü Uluslararası Kültür Sanat Şenliği “Köyümüzde Şenlik Var” projesinin […]
‘Bir Yaz Gecesi Rüyası’ ya da Can Yücel’in ‘Bahar Noktası’ adıyla çevirdiği Shakespeare’in pastoral kıvamda komedisi… İlk olarak Shakespeare’e ‘tabusal alan’ muamelesi yapanların hafiften kulaklarını çınlatalım. Her dönemin tiyatrosunu kendinden sonraki kuşaklara taşıyan birbirinden değerli yazarın arasında Shakespeare’in de köşe taşlarından olduğuna kuşku yok. Bu durumu tabulaştırarak Bertolt Brecht’in tiyatrosuna, ‘Ver coşkuyu, göstermeci biçim nasıl […]
İlk kötü haber… 6 Ocak tarihinde yayınlanan 679 karar sayılı KHK kapsamında “Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan…” diye uzayıp giden suçlamalarla, AÜ DTCF Tiyatro Bölümü’nün sevilen ve sayılan hocalarından Doç. Dr. Süreyya Karacabey üniversitedeki […]
Zor referandum dönemi kendinden sonraki kuşaklara gerginliklerini taşıyarak geride kaldı. Bir önceki darbe anayasası oylanırken üniversite sıralarındaydık ve çoğunlukla kabul görmesi içimize sinmemişti. Şimdi çocuklarımızın üniversitede okuduğu ve hatta 18 yaş iradesinin sandığa yansıdığı yıllardayız. Bir kuşak boyunca eski anayasanın utancını sırtımızda taşıdığımız halde yenisini de elimize yüzümüze bulaştırdık. Aynı utancı çocuklarımızın da kendi çocuklarının […]
Geç kalanlardan birisi gibiyim ama olsun… Nesrin Üstkanat’ın 2009-10 sezonunda yönettiği ‘Geç Kalanlar’ oyununu Ankara Devlet Tiyatrosundaki dünya prömiyeri sırasında yazmaya niyetlenmiştim. Bir biçimde geciktim derken 2014-15 sezonunda Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosunda Nofel Valiyev’in rejisiyle yeniden karşıma çıktı. Son olarak da 2016-17 sezonunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında, yönetmen Nihat Alpteki’nin sahneye taşıdığı halini izleme […]
Pek de elim gitmedi yazmaya… Bir önceki yazının konusu 6 Ocak 2017 tarihli 679 sayılı KHK’yle AÜ DTCF Tiyatro Bölümüyle ilişkisi kesilen Doç. Dr. Süreyya Karacabey’di… Yeni yazıya zaman bulamadan 6 Şubat 2017 tarihli 686 sayılı KHK’yla 330 akademisyenin çeşitli üniversitelerle ilişkisi kesildi. Bu tombala listesinin en kalabalık kadrosu 72 akademisyenle Ankara Üniversitesi’ne ait. En […]
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Tiyatro Bölümü’nün 12 Eylül darbesinden sonraki yılları… Pek de tiyatro eğitimi vermeye uygun olmayan sınıflarda, biricik sahnemizde, güneş görmeyen kulislerinde, ara sıra orta bahçede ve hatta hocalarımızın odalarındaki derslerle yaşama hazırlanan AÜ DTCF Tiyatro Bölümü mezunları, tiyatronun çeşitli alanlarındaki üretimlerini çoğaltmakta… Çok fazla alışılagelmiş düzenleri sevmeyen, özgür iradelerimizle hareket […]
İlk insanların mağara duvarlarına kazıdıkları resimler, konuşma dilinin olmadığı çağlarda bile, avcılık hikayelerini ballandıra ballandıra anlatanların olduğunu gösteriyor. Türk göçebe topluluklarının Asya’dan Anadolu’ya uzanan maceralarına da şaman hikaye anlatma geleneğinin yansımalarıyla tanıklık yapıyoruz. Dağ bayır demeden kopuzuyla dolaşan anlatıcı ozanlar, göçerlerin hikayesini sonraki kuşaklara taşıyor. İslamiyet döneminin hikaye anlatma geleneğinin temelinde Ehlibeyt sevgisi var. Arapçada […]
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ruhunu belirleyenlerin sanata bakış açısı, Anadolu insanının kültürel yaşamı derinden etkilemiştir. Tüm sanatları kucaklayan cumhuriyetin kurucu kadroları, gelişmiş uygarlıkların seviyesine ulaşmanın yolunun sanatçılardan geçtiğinin farkındadır. Devletin desteğiyle kurulan konservatuvar, Halkevleri ya da üniversiteler, batılı anlamda tiyatronun geniş kitlelere ulaşmasına olanak yaratır. Türk ve Müslüman kadınların sahneye çıkışlarını engelleyen yasakların kaldırılması ve tiyatroya […]
Türk tiyatrosunun Antalya ayağında, 30 küsur yılını tiyatroyla harmanlayan Abdullah Sürekli, Antalya Belediye Tiyatrosu’nun oluşumundaki temel direklerden birisidir. Tek kanallı TRT’in iktidarını sürdürdüğü 80’li yılların başlarında, birbirine yakın zamanlarda tiyatroya başlamış ve amatörlüğün coşkusuyla keyifli işler yapmıştık. O yıllarda Devlet Tiyatroları, kısıtlı sayıda oyunla Antalya’ya turne yapardı. Her tiyatro oyununu, büyükşehir olmayan Antalya Belediyesi’nin küçücük […]
15 Temmuz kanlı darbe girişiminin kirli çamaşırlar ortaya saçılırken, darbenin başını çekenin, McCarthycilik ruhuyla hareket eden Komünizmle Mücadele Derneği’nin kurucularından olduğunu öğrendiğime hiç ama hiç şaşırmadım… İlk ‘Kızıl Tehlike’ Ekim Devrimi’ni takip eden yıllarda Amerika Birleşik Devletleri’nde başlamış, komünizm düşüncesini savunan radikal sol gurupların ya da anarşistlerin cezaevlerine doldurulmasına neden olmuştu. Son dünya savaşını geride […]
15 Temmuz… Bir sinsi gece ve peşinden sürüklenen akıl almaz gün… Her an tepemize bombalarını bırakacakmışçasına uçan jetler, kamu kurumlarına ya da beterin beteri TBMM’ne yağan bombalar, yolları kesen tanklar, acımasızca öldürülen sivil ya da üniformalı insanlar, bütün bunların arkasında devletin kılcal damarlarına kadar sızmayı başarmış vatan hainleri… Hiç de hafife alınmayacak aşağılık moloz yığını; […]
Pis bir darbe denemesinin, ‘Bu bir tiyatro…’ söylemiyle sosyal medyada karşılık bulmasının hemen öncesinde, Arnavutköy’deki bira muhabbetimize siyaseti bulaştırmış ve “Bir gitseler de kurtulsak yahu!” diye iktidar hakkında söyleniyorduk. Biz darbenin kalleşliğini aklımızın ucundan geçirmezken, boğaz köprülerini kapatan tanklar muhabbetimizi böldü. Uçaklar yalarcasına tepemizden geçmeye başladı. İçkilerini yarım bırakan müşteriler kaçarcasına uzaklaştı. Darbeler konusundaki pişkinliğimize […]
Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih – Coğrafya Fakültesi, Tiyatro bölümünü kazandığımızda, ‘Dramatik Yazarlık’ dersinin hocası Turgut Özakman’dı. Kısıtlı sayıda öğrencinin yetenek sınavıyla tiyatro bölümüne alınması beklenirken, YÖK’ün ilk icraatlarından birisi olarak elli civarında öğrenciyle sınıflara sığmaz olmuştuk. Kimin yazmaya meyilli olduğunu anlamaya çalışan Turgut Özakman, ‘Tiyatro nedir?’ gibilerinden bir soruyla vize sınavı yapmıştı. İlk anda […]
Son Anadolu destanını, Nâzım Hikmet Ran’ın satırlarından izlediğimizde, zincirin son halkasındaki varoluş mücadelesi, dramatik öykülere dönüşerek, gözlerimizin önünde canlanmaya başlar. Bu topraklarda ‘zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan’ Anadolu insanı, gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine, köylüsünden esnafına, Kuvayı Milliye Destanı’nın kahramanlarına dönüşür; işgal ordusunun üstüne mavzeriyle yürüyen Karayılan, çocuk yaşında ulaklığı oyuna dönüştüren Kambur Kerim, Karadeniz’in […]
Bir insan… Tüm insanlar gibi, başkalarından çok daha akıllı değil, daha fazla aptal değil; kendisine sunulan donanımlarıyla yaşama tutunmaya çalışan, elinden geldiğince ahlaklı davranmaya özen gösteren, içimizdeki iyilerden birisi Woyzeck… Bizi biz yapan değerlerle tiyatro sahnesinin koltuklarına kurulmuş, keyif içinde ‘Woyzeck’ oyunu izleyenlerden başkası da değil Woyzeck… Çok sık sahnede dillendirildiği gibi iyi ve ahlaklı […]
Adı üstünde çıkmaz sokak çocukları… Üst üste insanların yığıldığı metropollerde uyuşturulmuşluğun kokusuyla karşımıza çıkan, kimi zaman yalvarırcasına, kimi zaman da tehdit edercesine, üç beş kuruş para dilenerek yaşamaya çalışan… Her fırsatta akla hayale gelmeyecek işlerde çalıştırılan, sömürülmeye uygun bedenleriyle seks kölesine dönüştürülen, uyuşturucu ya da silah kartellerinin elinde oyuncaklaştırılan, acımasız labirentlerde fareler gibi katledilen; gitgide […]
Bu yılın birinci yazısına William Shakespeare’le başlamaya niyetlenince, Aralık ayında, sinema filmi olarak karşımıza çıkan büyük tragedyalarının biri satırların arasına yerleşiverdi. Bir önceki yazımın içeriği, beyaz perdeden İBB Şehir Tiyatroları sahnelerine taşınan ‘İki Arada Bir Yerde’ oyunuydu. Bu kez tersinden giderek, 400 yıldır tiyatro sahnelerinde hayat bulan ve 7. sanatın yaşamlarımıza girişiyle, defalarca beyaz perdeye […]
Tüm sistemini yayılmacı politikalar üstüne kurgulayan küresel çakallar, ‘Güçlü olan haklıdır,’ yaklaşımıyla savaşmayı tercih etmişken, güçsüzün tercihi barıştan yanadır… Son yüzyılın kazananın da kaybettiği dünya savaşlarında, evdeki hesabı çarşıya uymaz hale gelince, dünyanın düzeni Bileşmiş Milletler çatısında yeniden biçimlenir. Alt örgütlenmeleriyle küresel boyutta dallanıp budaklanır. Uluslararası ilişkilerde kuvvet kullanılmasını yasaklayan Bileşmiş Milletler Anlaşması’yla dünya barışının […]
Ne de zormuş aramızdan ayrıldığına inanamadığım hocalarımla satırların arasında vedalaşmak… Türk tiyatrosunda kalıcı izler bırakarak bizleri terk eden önemli sanat insanlarına, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde öğrenci olmuştuk; Metin And, Ergin Orbey, Turgut Özakman, Sevda Şener… Biz gidenlerin yokluğuna alışamadan, bir çınar yaprağı daha köklerini geride bırakarak dalından koptu, savruldu sonsuzluğun boşluğuna… […]
Sanatla Yeniden Hayata… Sanatın dokunduğu yerlerdeki izlerin yakından tanığıyım; hatta kendi yaşamımı da örneklerin arasına gönül rahatlığıyla ekleyebilirim. Sanatın büyülü dünyası, yok olmak ile var olmak arasında güzel bir eşiktir; kayıplar dünyasında kendini bulmak için mükemmel bir kılavuzdur; seni sana anlatır, seni sen yapar sanat… Bir parçası olduğum ‘Sanatla Yeniden Hayata’ projesi kapsamında; madde bağımlılığı […]